29 Temmuz 2023 Cumartesi

DÜZELTME


Bir müddettir takip ettiğimiz ve bazen hayırlı işlere de imza atan dergilerden biri olan Nizam Dergisinin yeni sayısında "BİR GİZEMİN DESTANI" adlı naçizane şiirim yayınlandı. Lakin birçok yeni nesi dergi gibi haber dahi verme zahmetinde bulunmadan edit etme bahanesiyle şiirin son kıtasını tamamen şiirden çıkarmışlar. Bağımsız kıtalardan oluşan şiirin düzeniyle oynanmış. İsmim yanlış yazılmış ve şiirin başlığı dahi yazılmamış. Edit denen şeyin bu olmadığı açıktır. Bu sebeple düzeltme gayesiyle burada şiirin aslını paylaşıyorum.


BİR GİZEMİN DESTANI

 

Sen uzun kanatların ev eşsiz çığlığınla

Gökleri yırtıyorken ey Zümrüd-ü Anka,

Bana bakmak düşüyor gözlerim donuk donuk.

Uçuşunun ardında bıraktığın o oyuk

Ciğerimde açılan yaralara benziyor.

İçimde binlerce kurt varlığı kemiriyor.

 

Anlatın ey veliler nereye bu uçuşlar.

Anlatın hangi mevsim ruhumuzu avuçlar.

Ölüm zamanlarında diriliyor kâbusum

Bilemem hangi Zin'i özlüyor şu aguşum.

Fikri nerde kaybettik, hissi nereye attık?

Konuşun biraderler kimi neyle aldattık.

 

İki kuru parmakla kalmışız tepe taklak.

Çatladı eski ayna, kırıldı inci tarak.

Nasibimize düşen bu çamurlu sebilde

Yürümek için hangi zikri takmalı dile?

Sualleri besliyor üst üste şu havsalam.

Tefe koyarlar beni isim verip konuşsam.

 

Beş bin küsurlu kazık çakılı bu tabutta.

Görmemiştir bu hüznü melaike Yakup'da.

Çıra çıra yanıyor küfrün meşaleleri.

Beş, on nadan kopardı şu zakir laleleri

Hem de öz milettinin gözyaşına bakmadan.

Yakıp yıkmış maymunlar bıkıp da usanmadan.

 

Biz üst üste giyerken zincirli zırhımızı.

Neden söküp attınız sineden şarkımızı?

Kaldık ellerimiz boş, damarlarımız kurak.

Dalsız neye sarılır bu rüzgârda bu yaprak?

Dünya cüce sarayı, ölüm doğuş bekçisi.

Şemsleri garba sattık, idamlar paklar bizi!

 

MUHAMMET BARAN ASLAN (Baranî) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder