Muhammet Baran ASLAN'ın kaleminden sanat, edebiyat, tarih ve kültüre dair karalamalar... (İşbu blog aynı zamanda bir hatıra defteri niteliğindedir.)
20 Mart 2021 Cumartesi
SOHBET VE ŞİİR DİNLETİSİ
18 Mart 2021 Perşembe
ASLAN FANZİN'İN "İSTİKLAL MARŞI, MEHMET AKİF ERSOY VE ÇANAKKALE ZAFERİ" ÖZEL SAYISI ÇIKTI!
Aslan Fanzin'in "İstiklâl Marşı, Mehmet Akif Ersoy ve Çanakkale Zaferi" özel sayısı çıktı. Şanlıurfa merkezli olarak çıkan mektup şeklindeki şahsi fanzinimizde İstiklâl Marşı ve Mehmet Akif hakkında kısa bilgi kutucuklarına, ÇANAKKALE RUHU ve MEHMETÇİK isimli naçizane şiirlerimize ve Mehmet Akif Ersoy'un "Birlik" isimli şiirine yer verdik.
Unutmayın ki bu küçük fanzin gönül pınarımızdan fışkıran kelimelerle neş'et etmiştir. Maddi manada küçük olsa da manevi planda çok zengindir. Bu sayımızı Mehmet Akif Ersoy' a ve kahraman şehitlerimize/gazilerimize ithaf ve hediye ediyor, "Asım" adı altında beyan edilmiş çalışkan, pak, ahlaklı, bilgili nesillerin yetişmesini yüce ALLAH (C. C.) 'tan niyaz ediyoruz.
( Lütfen şehit ve gazilerimiz için birer Fatiha okumayı unutmayalım.)
Muhammet Baran ASLAN
3 Kasım 2020 Salı
İSTİKLÂL MARŞI
Temel Bilgiler:
Yazar: Mehmet Akif ERSOY
Besteleyen: Osman Zeki ÜNGÖR
Kabul Tarihi: 12 Mart 1921
Kıta Sayısı: 10
Satır Sayısı: 41
Kabul Eden Devletler: Türkiye Cumhuriyeti - KKTC
İstiklâl Marşı
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Mehmet Akif ERSOY
Lügatçe:
Âfâk: Ufuklar, Arş: Gök, Celal: Haşmet, Cüda: Ayrı, Çehre: Yüz, Ebedi: Sonsuz, Ezel: Öncesiz – Başlangıcı Olmayan, Garp: Batı, Hüda: Rabb, İstiklâl: Bağımsızlık, Ruh-İ Mücerred: Soyut Ruh, Serhad: Hudut – Sınır, Şüheda: Şehitler, Vecd: Aşk - Coşku


